AİLELERE AÇIK MEKTUP
14 Nisan'da Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, 15 Nisan'da Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde. İki gün, iki okul, onlarca can. Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda 8. sınıf öğrencisi olan 13 yaşındaki bir çocuk, sırt çantasında getirdiği silahlarla iki sınıfa girerek hedef gözetmeksizin ateş açtı; 1 öğretmen ve 8 öğrenci hayatını kaybetti, 13 kişi yaralandı. Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde ise 19 yaşındaki eski bir öğrenci, okuluna silahla girerek rastgele ateş açtı; 16 kişiyi yaralayıp ardından hayatına son verdi.
Okul, çocuğumuzu sabah kapıda uğurlarken "Bugün ne öğreneceksin?" diye sorduğumuz yer. Artık o soruyu sormaktan korkuyor muyuz?
Bu acıyı yası tutmakla bırakmak istemiyorum. Çünkü bir eğitimci olarak biliyorum ki yasın ardından gelen sessizlik, bir sonraki felaketi büyütür. Bu yüzden bugün size yani ailelere seslenmek istiyorum.
Silah evde ne arıyor?
Kahramanmaraş'taki saldırganın, eski emniyet mensubu babasına ait silahları çantasına doldurarak okula gittiği belirlendi. Bu tek bir ailenin sorunu değil. Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, evinde silah bulunduran güvenlik görevlisi kökenli aileleri özellikle uyarıyor: dijital oyunların silah odaklı yapısı çocukları çevrelerindeki silahlara karşı meraklı ve erişmeye meyilli hâle getirebiliyor.Silah evde varsa, onu çocuğun erişemeyeceği, kilitli bir yerde saklamak artık tercih değil, ahlaki bir zorunluluktur. Bu konuşmayı ertelemeyin.
Ekran başında ne izliyor, ne oynuyor?
Uzmanlar, şiddet içerikli dijital oyunların ve televizyon dizilerinin çocuklarda davranışsal sapmalara zemin hazırlayabileceğini vurguluyor; özellikle ailelerin çocuklarının hangi içerikleri ne ölçüde tükettiğini yakından takip etmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Tartışmayı bir yana bırakıp somuta gelelim: Bugün milyonlarca Türk çocuğunun günde saatlerce oynadığı pek çok oyun, doğrudan silah kültürünü, öldürmeyi ve acımasızlığı eğlencenin merkezine koyuyor.
Free Fire — 12 yaş sınırı olmasına karşın 8-10 yaşındaki çocukların sıklıkla oynadığı, hayatta kalmak için diğerlerini öldürmeyi temel mekanik olarak kullanan battle royale oyunu.
PUBG Mobile — aynı türde, ödül sisteminin tamamen öldürme ve imha üzerine kurulu olduğu, milyonlarca genç kullanıcısı bulunan platform.
Call of Duty: Mobile — gerçekçi savaş sahneleri, silah sesleri ve kanlı görselleriyle 17 yaş üstüne önerilmesine karşın çok daha küçük çocuklara ulaşan savaş simülasyonu.
GTA (Grand Theft Auto) serisi — şiddetin, suçun ve kuralsızlığın neredeyse normalleştirildiği, 18 yaş üstüne yönelik ama ortaokul çağındaki çocukların rahatlıkla eriştiği açık dünya oyunu.
Fortnite — renkli görünümüne aldanmayın; temel mekanik yine rakip oyuncuları elemek üzerine kurulu, dünya genelinde en çok oynanan oyunlardan biri.
Valorant — taktiksel nişancı türünde, gerçekçi silah mekaniği ve öldürme odaklı oynanışıyla gençler arasında hızla yayılan rekabetçi oyun.
Roblox — masum görünen arayüzünün altında şiddet içerikli onlarca kullanıcı yapımı oyun barındıran, özellikle küçük çocukların yoğun ilgi gösterdiği platform.
Minecraft — yaratıcılığıyla öne çıksa da şiddet modlarının ve sunucularının kolayca erişilebildiği, denetlenmesi gereken bir ekosistem.
Hatta o çok masum görünen ---- Brawl Star
Adli bilişim uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık'a göre bu oyunlar çocuklarda "baskın düzenleme, önüne çıkanı vurma" refleksini pekiştirebiliyor; üstelik kahraman olma algısı "bunu yaparsam puan alacağım, öne çıkacağım" düşüncesi bazı çocuklarda gerçek hayata taşınabiliyor.
Yine de şunu da dürüstçe söylemeliyim: uluslararası araştırmacılar, şiddet içerikli oyunlar ile gerçek hayattaki saldırganlık arasında güçlü bir nedensellik ilişkisi bulunmadığını ortaya koyuyor; hatta bazı çalışmalar, oyun oynayan gençlerde şiddet eğilimlerinin daha düşük olduğunu gösteriyor.Yani mesele oyunları yasaklamak değil. Mesele, zaten kırılgan olan bir çocuğun bu içeriklere saatlerce ve denetimsiz maruz kalmasının yarattığı risk. Asıl soru şu: Çocuğunuz bu oyunları kaç saatte bir, hangi ruh haliyle oynuyor? Bunu biliyor musunuz?
Diziler ve sosyal medya da bu denklemin içinde
Uzmanlar yalnızca oyunları değil, özellikle Netflix başta olmak üzere dijital platformlardaki şiddet içerikli dizi ve filmleri de tehlikeli buluyor; mafya ve çete kültürünü yücelten bu içeriklerin çocuklar üzerinde olumsuz rol model etkisi yarattığını vurguluyor. Çocuğunuzun hangi diziyi izlediğini biliyor musunuz? Telegram veya Discord'da hangi gruplara üye olduğunu?
"İyi" bir öğrencinin de içi yanıyor olabilir
Kahramanmaraş'taki çocuk okula gidiyordu. Şanlıurfa'daki da bir okulun öğrencisiydi. Şiddet, not ortalaması düşük, "sorunlu" diye etiketlenen çocukların tekeline ait değil. Uzmanlar, aile içinde şiddete maruz kalan, aşırı baskıcı ya da tam tersine ilgisiz ailelerin çocuklarında şiddet eğiliminin daha yaygın görüldüğünü belirtiyor; yalnızlık, dışlanma, akranlar arasında saygı görememe ve intikam duygusunun bu tür öfke patlamalarını tetikleyebildiğini vurguluyor.
Çocuğunuzla gerçekten konuşuyor musunuz?
"Bugün nasıldı?" sorusu değil; "Seni zorlayan bir şey var mı?",
"Okulda sana kötü davranan biri var mı?",
"Çok sinirlendiğinde ne yapıyorsun?" gibi sorular. Bu sorular garip gelmiyorsa, bu diyalog kurulmuşsa çocuğunuz zor anlarda kapıyı size açar.
Ailelere düşen görevler, somut ve acil
*Evdeki silahları derhal kilitleyin ya da emniyete teslim edin veya bir şekilde evden çıkarın.
*Çocuğunuzun oynadığı oyunların yaş sınırını ve içeriğini kontrol edin; tüm cihazlarda ebeveyn denetim araçlarını aktif hâle getirin.
*Ekran süresini sınırlayın günde iki saatten fazla oyun, çocuğun gerçek dünyayla bağını zayıflatır.
*Çocuğunuzun sosyal medya hesaplarını takip edin; şiddet içerikli videolar, öfke grupları ve nefret söylemi barındıran topluluklar artık her platformda mevcut.
*Öğretmeniyle düzenli iletişim kurun, öğretmen sınıfta gördüklerini size anlatmak ister, ama çoğu zaman ebeveyn bu köprüyü kurmaz.
*Çocuğunuzun arkadaşlarını tanıyın, sadece isimlerini değil, kim olduklarını öğrenin.
*Televizyon ve dizi alışkanlıklarını da gözetim altına alın; platform yaş kısıtlamalarını ayarlayın.
Bu satırları yasa, öfkeye ya da siyasi hesaplara bırakmak istemiyorum. Çünkü o okulların koridorlarında can veren çocuklar, bizim ihmalimizin de kurbanı. Sistem, devlet, okul güvenliği bunların hepsini tartışacağız ve tartışmalıyız. Ama bu gece, kapıyı kapamadan önce çocuğunuza bir daha bakın.
O iyi mi?
Gerçekten iyi mi?