Alzheimer Yaşlanmanın Kaçınılmaz Sonu Değil

Alzheimer hastalığı, bilişsel gerilemesinin yanında çeşitli nöropskiyatrik davranışsal rahatsızlıklara neden olan, kişinin günlük yaşam faaliyetlerinde bozulmalar ortaya çıkaran bir hastalıktır. Nedeni tam olarak aydınlatılamayan alt beyin hücrelerinin programlanandan daha erken ölmesi nedeniyle oluşmaktadır. Ayrıca geçmişte depresyon öyküsü, damar hastalıkları (tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği gibi), ciddi kafa travmaları, APOE4 taşıyıcılığı olası risk faktörlerindendir.

Hastalık 3 evreden oluşmaktadır;

1.Erken evrede;

Sık sık yakın süreli bellek sorunları,  Soru tekrarı, Yazma ve alet kullanımında zorlanma, Yeni becerilerin öğrenilememesi, Kişilik değişikliği, Hastalığı inkâr etme görülür.

 

2.Orta evrede;

Problemlerle başa çıkmada artan güçlük, İlerleyen bellek bozukluğu, Kaybolma riski yüksek, Uyku bozukluğu, Günlük yaşam aktivitelerinde yardıma ihtiyaç duyma, Yakınlarını tanımada zorluk, Yeni durumlarla başa çıkamamak.

 

3.İleri evre;

Yakınları tanıyamaz, İletişim ileri derecede bozulur, Yatağa bağımlı olabilir, Psikiyatrik semptomlar çok daha belirgindir, Tamamen bakıma muhtaçtır.

 

Alzheimer hastalığının teşhisinde detaylı nörolojik muayenenin yanı sıra bilgisayarlı tomografi (BT) manyetik rezonans görüntüleme (MR) gibi uygulamalar ve depresyonun araştırılmasına yönelik kişilik teması testlerinde uygulanabilir. Alzheimer hastalığının bilinen kesin bir tedavi yöntemi yoktur, ancak hastalığın oluşturduğu semptomların azaltılması veya ortadan kaldırılması, hastalığın ilerleyişinin yavaşlatılması mümkündür.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı